arilar
Canlı öldüğünde bedeninde bozulmaların olacağının ve ortaya çıkan maddelerin kovandaki canlılara zarar verebileceğini bildiklerinden bu bozulmayı önlemek için ölen canlıyı özel bir kimyasal işleme tabi tutarak içinde bakteri barındırmama özelliğine sahip arı reçinası da denilen propolis ile kaplarlar.
-Araştırmalarda 10 MİKROVATTAN daha az enerji tüketen bal arısının beyninin günümüzdeki en verimli bilgisayardan yüz milyon kat daha verimli olduğu kanıtlanmıştır.
-Kovana giren 30 adet eşekarısı 30.000 bal arısını üç saat içinde öldürebilir .Ancak bir eşekarısının kovanın varlığını hemcinslerine haber vermek için salgıladığı kokuyu bal arıları da alır ve savunma için kovanın girişine toplanırlar. Bir eşekarısı yaklaştığında 500 balarısı havalanıp eşekarısının etrafını sararlar. Bedenlerini hızla titreştirerek ısılarını yaklaşık50°Cye kadar çıkartarak eşekarısını fırında pişirir gibi kavurarak öldürürler ama kendileri 50°C’lik ısıya dayanabilirler. (Nature,Vol,377,No.654.s.334-336)
-Arılar sağırdırlar ve bu nedenle birbiriyle sesli iletişim kuramazlar. Buna rağmen yiyecek kaynağının yerini koloninin diğer üyelerine hiç şaşırmadan bulacakları şekilde tarif edebilirler. Arılar tarif etmek istedikleri yeri ”dans ederek” diğerlerine anlatırlar. Yiyecek kaynağının kovana uzaklığı, doğrultusu, zenginliği gibi gerekli olabilecek her türlü bilgi bu dansta gizlidir.
-Arıların çok özel bir göz yapıları vardır. Arı gözlerinde “ommatidia” adı verilen 6.900er adet birbirinden ayrı görme işlemi yapan bölüm vardır. Bu bölümlerin her biri kendi başına bir göz gibi hareket eder. Arı gözünün insan gözüne göre iki üstünlüğü vardır. Bunlar ultraviyole ışınlarını görme ve ışığın polarizasyonunu ayrıştırmadır.